Elhamdülillahi Rabbil âlemin. Hamdlerin en güzeli ve en bereketlisi Allah’a mahsustur.
Bu yolculuğun içimde bıraktığı her şeyi kelimelere sığdırmak gerçekten çok zor. Ama beni derinden etkileyen ve birçok şeye bakış açımı değiştiren bazı anları sizlerle paylaşmak istedim. Bir gün yaşadığım yerden çok uzakta olan köyleri ziyaret edeceğimi ve oradaki birbirinden güzel çocuklarla tanışacağımı hiç düşünmezdim.
Uzak köylerde yaşıyor, bizim sahip olduğumuz imkânların ve fırsatların çoğuna sahip olmamalarına rağmen çocukların yüzlerinde hep bir tebessüm vardı. Hayat doluydular ve hepsi enerji dolusuydular.
Beni en çok etkileyen şeylerden biri, en basit şeyleri bile ne kadar büyük bir mutluluk ve minnetle karşıladıklarıydı. Bize belki çok sıradan veya küçük görünen şeyler onlar için çok değerliydi.
Çocuklardan biri çantasını açıp içindeki kırtasiye malzemelerini gördüğünde gözlerinin mutlulukla parlamasını izlemek benim için unutulmaz bir andı. Her biri defalarca teşekkür etti, ne kadar mutlu olduklarını durmadan dile getirdiler.
Bize sarıldılar, bizi orada gördükleri için ne kadar mutlu olduklarını bizimle zaman geçirerek yansıttılar. Hatta çantaları dağıtmaya başlamadan önce bile bizimle oynamak, hayallerinden bahsetmek ve yaşadıkları zorlukları bizimle paylaşmak istediler. Bazıları hâlâ depremde evleri yıkıldığı için konteyner evlerde yaşıyor.
Sadece kendi hayatımıza ve kendi sorunlarımıza odaklanarak yaşayamayız. Bütün bunlar bana sahip olduğum şeyleri ve bir insan, özellikle de bir Müslüman olarak sorumluluklarımı yeniden düşündürdü.
Bu yolculuk bana hayatın sadece kendimizi içine tıkadığımız küçük dünyadan ibaret olmadığını hatırlattı.
Arabanın camından dışarı bakıp uçsuz bucaksız toprakları ve yüksek dağları gördüğüm her an, bazen kendimi ne kadar küçük bir dünyaya sığdırdığını düşündüm. Oysa Allah’ın bize sunduğu hayat, imkânlar ve güzellikler hayal ettiğimizden çok daha büyük.
Çocuklarla tanıştığım ilk andan itibaren kalbimde bir şeylerin yeniden canlandığını hissettim. İçimden sürekli, "Bunun son olmaması için elimden gelen her şeyi yapmalıyım, hatta daha fazlasını yapmalıyım." diye geçirdim.
Ve bu yolculuktan bahsederken, bu deneyimi benim için çok daha özel hâle getiren harika ekipten bahsetmeden geçemem. Ekipte olan her bir kişiden yeni bir şey öğrendim. Gerçek ekip ruhunun ne demek olduğunu, birbirimize nasıl destek olabileceğimizi ve herkesin yaptığı küçük bir katkının nasıl büyük bir işe dönüşebileceğini gördüm.
Herkesin durumu ne olursa olsun, görevlerin tamamlanmasını öncelik haline getirdi ve hiç kimse üzerine düşeni eksik bırakmadı. Bütün bunların, Islamic Relief Türkiye ekibinin emeği ve özverisi olmadan gerçekleşmesi mümkün değildi.
Allah emeği geçen herkesten razı olsun.